21 Haziran 2016 Salı

Adana ilginç bebek şekeri

Oğlumun yaşgünü yaklaşırken uzun uzun araştırmalarım sonunda şunları buldum.
Bebek şekeri nikah şekeri fikirleri geniş bir yelpazeye yayıldıysa da genelde kullan at türü dayanıksız ve birbirini tekrar eden üürüler olmuş artık.
Küçük süslü dolap magnetleri bir süre kullanılıp sonra tuttuğu toz dolayısıyla atılıyor çünkü her geçen gün yenileri geliyor uzun süre saklayamazsin.
Kokulu taşlar güzel birer oda kokusu ama  işte yalnız kendini kokutuyor ve cok fazla figür yok.
Çikolata ve şekerler üzerine resim basıp ambalajlanabiliyor  sonra ambalaj elbette çöpe gidecek...
Afiş ya da ayaklı karşılamalar oldukça güzel bir süsleme bu şekilde kitap ayracı da bastırıp gelenlere hatıra bırakabiliyorsun.
Fakat benim karar kıldığım kullanışlı dolap ya da oda kokusu üretmek. Ellerimle hazırlayacağım dolap kokuları daha sonra içerisindeki lavanta ya da sabun rendeleri yeniden doldyrulabilecek dekoratif aksesuarlar hediye etmek amacındayım.
Hadi bakalım hazırlıklar başlasın...

yapmayı planladığım örneklerden birkaçı

eğer siz de böyle hediyelikler yaptırmak niyetindeyseniz lütfen yorum kısmına bilgimnizi bırakın

16 Aralık 2011 Cuma

Yüz Germe Egzersizi (Yaşlanmaya, Kırışıklığa Karşı)


Videolardaki egzersizleri yaparak yüzünüzde göz altı şişkinlikleri gidecek ve ifadenizde düzgünlük kazanacaksınız...



1) Göz açıcı: Göz kapaklarınızı bu şekilde yukarı ve aşağı doğru hareket ettirmeniz göz altı şişliklerini önler. Gözlerinizi daha büyük, genç ve dikkat çekici gösterir.
İşaret parmaklarınızı kaşlarınızın ortasına yerleştirin. Baş parmaklarınızı fotoğraftaki gibi köşelere yerleştirin. Gözlerinizi sıkıca kapatin. Baş parmaklarınızı hafifçe bastırarak dışarı doğru hareket ettirmeye çalışın. Göz çevrenizdeki kasları üstteki parmaklarınızla yukarı ve aşağı daoğru hareket ettirin. Baskılama ve hareketi 40 saniye kadar uygulayın

2) Alın çizginiz için: Baş parmaklarınızı kulaklarınızın yanına kıvırarak yerleştirin ve diğer 4 parmağınızla kaşaklarınızı tutun. Kaşlarınızı yukarı kaldırmaya çalışırken parmaklarınızla alnınızı aşağı doğru hareket ettirmeye çalışın. 30 saniye bu şekilde bekleyin. Alın çizgileriniz azsa bunu günde iki kere tekrar edin. Çizgiler derinse günde üç kez tekrarlayın.
3) Göz altı morlukları ve şişliklerini öneleyen egzersiz:Bu egzersizi otururken veya yatarken yapabilirsiniz. İşaret parmağınızı göz altınızın dış tarafına doğru fotoğraftaki gibi yerleştirin. Gözlerinizile yukarı doğru bakın. Dış göz kaslarınızı hissetmeni gerekir. Yüzünü ileri ve omuzlarınızı geri doğru hareket ettir. Daha dirençli basınç için ayaklarınızla zemine baskı uygulayabilirsiniz. 40 saniye bu şekilde durun tutun. Normalde günde iki kez aşırı şişkinlik durumunda günde üç kez yapın.


4) Yüz kaslarını kaldırmak yanaklarınızı şekillendirir ve göz altlarındaki çukurları doldurur. İşaret parmağınızı fotoğraftaki gibi yanaklarınızın üzerine yerleştirin. Ağzınızı da fotoğraftaki gibi yapın. Üst dudağınızla dişlerinizi kapatarak gerginlik oluşturmaya çalışın. Şaşkınlık ifadenizi elleriniz sabit bir şekilde 20 kez tekrar edin.


5) Burnumuz yaşlandıkça değişmeye devam eder. Yüzle birlikte yaşlanır. Bu egzersiz burnunuzun da genç kalmasını sağlar. Sağ elinizin baş parmağı ve işaret parmağıyla burn kemiğinizin olduğu yeri köprü gibi tutun.Sıkıca tutarak aşağı doğru hareket ettirin. Bu sırada sol elinizin işaret parmağını üst dudağınızın üzerine yaslayarak burnunuzun ucuna koyun ve Bu egzersizi 40 kez yapın. yukarı doğru hareket ettirin. Her zaman parmağınızı burun ucunda hissetmeniz gerekir.

6) Yaşla beraber ağız kenarlarınız aşağı doğru düşer. Bu egzersiz bunu önler. Dudaklarınızı sıkıca kapatın ve işaret parmaklarınızı ağzınızın alt köşelerine yerleştirerek bu ifadeyi koruyun. Bunu yaparken parmaklarınızı bastırarak yukarı aşağı doğru hareket ettirin. Bu hareketi 40 saniye kadar tekrar edin. Bu hareket ağız kaslarınızı maksimum şekilde çalıştırdığı için bir ağrı duyabilirsiniz. Egzersizin sonunda dudaklarınızı bir süre açmadan kapalı tutun.
7) Ağız çevresinin daha dolgun, genç, kırışıksız kalmasını sağlar. İşaret parmaklarınızı sağ işaret parmağınız üstte, sol işaret parmağınız altta olaak şekilde üst dudağınızın üzerine fotoğraftaki gibi yerleştirin. Ağzınızı hafifçe açarak parmaklarınızı zıt yönde birbirine doğru iterek dudaklarınızı kıvırmaya, bastırmaya çalışın. Dudaklarınızda yanma hissettiğinizde 20 hızlı yuvarlak hareket yapın. Hareketi tamamladıktan sonra ağız köşelerinize hızlıca 20 kere yuvarlak şekilde hareket ettirin.
8) Bu egzersiz dudakları dolgunlaştırırken, burun kenarları, ağız kenarları çizgilerinin azalmasına yardımcı olur. Üst dudağınızı üst dişlerinizin üzerine doğru ağzınızı ‘O’ yaparak fotoğraftaki gibi gerdirin. İşaret parmaklarınızı ağız köşelerinize sabitleyin. parmaklarınızı çok yavaş şekilde aşağı doğru hareket ettirin. Daha sonra bu şekilde 30 saniye boyunca aşağı yukarı doğru hareket ettirin.
9) Bu egzersiz çene çizgilerini, sarkmalarını azaltmak veya önlemek için yapılıyor. Ağzınızı açın ve dudaklarınızı içeri doğru kıvırmaya çalışın. Üst ve alt bölgeniz gerginleşecektir.. Bu sırada sol elinizi yenenizin altına yerleştirin ve yukarı doğru iterek ağzınızı gergin bir şekilde kapatmaya çalışın. Ağız kapalı bir şekilde birkaç saniye bekleyin ve çeneninizi bir kaç santim daha yukarı kaldırın.

10) Çene, boyun çizgilerinden korunmak ve azaltmak için ideal egzersiz. Bir elinizle fotoğraftaki gibi boynunuzu hafifçe tutun. Başınızı diğer tarafa çevirerek boynunuzun bir duvar gibi gergin olmasını sağlayın. Gözlerinizle yukarı doğru bakın. Diliniz burnunuza değdirmek ister gibi üstte doğru hareket ettirin. Bu ifadenizi 30 kez tekrarlayın. Aynı hareketi dğer elinizle diğer taraf içinde yapın. Omuzlarınızın üzerinden yukarı doğru bakın, yine 30 kez tekrarlayın.
Püf noktası: Cildinizdeki ölü deriyi yüz süngeri ile temizleyin ve nemlendirin.
Değişime diyet yardımcı olabilir
* İşlenmiş yiyecek ve şekerden uzakdurun. Beyaz unla yapılmış karbonhidrat, şeker, pirinç gibi yiyecekler cildin kolajen dengesine zarar verebilir.
* Proteinli gıdalar tüketin. Balık, tavuk, yumurta, yağsız et gibi protein kaynağı yiyecekler cildi tamir eder.
* Çok fazla tuz tüketmeyin. Genel olarak günde 6 gr tüketilmesi öneriliyor.
* Bol su için.
* Parlak ve canlı meyve ve sebzeleri tüketin. .Çilek, havuç, biberler, sebzeler size oldukça yararlıdır.

ALINTIDIR

13 Aralık 2011 Salı

Diyetin Olmazsa Olmazları


Pek çoğumuz kilo verme telaşına en az bir kere düşmüşüzdür bu hayatta.

Elimizde çarşaf gibi o gün ne yiyieceğimizin yazılı olduğu listeyi taşımışızdır...

Ama kilo vermenin ne yememiz gerektiğini söyleyen o listelerle başarılacağına inanmıyorum. Sadece sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirilmemiz gerek ...

Kilo vermenin sırlarını açıklıyorum bu yazıda:

1) Kahvaltıda ya da herhangibir öğünde masaya çıkarılan yiyeceklerden sadece yiyeceğiniz kadarını kendi tabağınıza alın. Tabağınıza koyduğunuzdan fazlasını asla yemeyin. (Çok aç hissediyorsanız, yarım saat kadar sonra domates salatalık gibi birşeyler yiyerek açlığınızı yatıştıracaksınız ama tabağınızdan fazlasını o anda yemeyin...)

2) Enerjiniz çok önemli, mutlu hissetmeden yapacağınız diyet kilo vermenizden çok hasta olmanıza sebep olacak.

3) Bir haftada 5 kilo yerine uzun zaman diliminde azar azar vermeyi yeğleyin.(Kısa sürede kilo vermeyi başaran çok arkadaşım kolayca tekrar verdiklerinin iki katını aldıklarına şahit oldum...)

4) Yediğiniz her lokmada, birazdan doyacağınızı kendinize hatırlatın. İyi çiğneyin, acele yemeyin...

5) İştah açan ketçap, mayonez, kola, kızartma tarzı yiyecekleri yasaklamamkla beraber, abartmadan ara sıra tadabilirsiniz. Zamanla sebze tarzı yiyeceklerin lezzetli olduğunu düşüneceksiniz.

6) Vücudunuzu dinleyin.Örneğin: Şekere ihtiyacı olan vücudunuzu inatla ondan mahrum ederseniz, çeşitli hastalıklara ve aşırı moral bozukluğuna davetiye çıkarırsınız. Vücut ihtiyacı olan şeyi ister, siz sadece onun doyduğu noktada beyninizi dinleyip tadın güzelliğiyle daha çok yemeye çalışmayın. Doyduğumu hissedemem diyorsanız, tabağınıza çok kalorili bir yiyecekten az alın, bittiğinde yerine yenisini koymadan yaklaşık on dakika sonra tekrar ondan tadabileceğinize inanın(Büyük ihtimalle on dakika sonra doymuş olduğunuzu fark edeceksiniz...)

7) Günlük egzersiz yapmak, sabah uyanınca elinizi yüzünüzü yıkamak kadar normal bir hayat alışkanlığı haline gelsin. Her gün en az 10 dakika egzersizle zamanla neler başarabileceğinizi göreceksiniz.

8) Asla umutsuz olmayın. İnanmak başarmanın %51' i...

24 Kasım 2011 Perşembe

Yeni Başlayanlara Güneşi Selamlama...(Yogaya Başlıyoruz)






Bu hareketleri 6 kez sağ bacak önde, 6 defa da sol bacak önde yaparak bir turu tamamlayın.

Sabah ve akşam 2 tur halinde yapın, sağlıklı olun...

6 defa tekrar vücutta dengesi şaşan 5 çakrayı, evrenin enerjisiyle dengelemek gibi bişi...

Ben bu hareketleri yaparken mutlu hissediyorum, bu nedenle sizinle paylaştım...

25 Ekim 2011 Salı

Tuz Çevirme Ritüeli

Tuz çevirme geleneğini bilmeyen yoktur herhalde...

Annanem bir tutam tuzla benim tüm gün huzurlu hissetmeme vesile oluyordu, bu nedenle bahsettiğim geleneğin sürüp gitmesini çok isterim...

Tuz çevirme denen şey, nazara karşı bir nevi önlem sayılıyor.

Kötü niyetli ya da iyi niyetli dahi olsa nefsani bakışların yaydığı, negatif enerjiden kişiyi arındırma çabası olarak tanımlıyorum ben.

Örnek1: Ayşe Fatmaya baktı, Fatmanın bilmemnesini çok beğendi ve keşke bende de o bilmemneden olsaydı neden benim de bilmemnem yok diye içerledi, içerlerken de Fatmaya ve bilmemnesine uzun uzun bakarak 'aaahhh keşke bende de olaydı...' diyerek içinden geçirdi ve Ayşe' nin olumsuz enerjisi Fatmaya kaçtı;) Bu durumda Fatma' ya nazar değdi yani Ayşe' nin olumsuz enerjisi Fatmanın halsiz, bitkin hissetmesine veya sürekli oraya buraya çarpan sakar bir insan olmasına sebep oldu...

Bu nazar değmesi, değdiren kişinin istemeden de yaptığı birşey olduğundan bizler genelde birilerine nazar değdirmemek için 'Maşallah!' ünlemini kullanarak Allah ın karşımızdakini korumaya almasını dileriz.

Örnek: Ayşe Fatmaya baktı, Örnek1' deki gibi hissetti ve Maşallah!, bilmemenen güzelmiş güle güle kullan dedi ve olası nazar çarpması eyleminden Fatma' yı kurtardı;))

Gelelim tuz çevirme eyleminin yapımına;
Bir tutam tuz alınır, ananeler içinden 3 kere ihlas okur, üç kere torunlarının başından tuzu çevirir. Sonra isterse bildiği diğer tüm duaları da okur ve tuzu isteğe bağlı olarak ocakta yakar ya da suda eritip kapı önüne döker:)

Tuz çevrilirken annaneler çok esner çok çok esner, esneyince de değen nazarların çıktığına inanılır...

Güzel bakalım, güzel düşünelim, hep pozitif olalım hep pozitif elektrik yayalım derim, arada sırada tuz çevirmesek de dualarla ruhumuzu bedenimizi arındırmaya çalışalım derimmm drın drınnnnn...

Nasıl Unutacağız Yunus'un O Bakışlarını....

Başımıza bir çıkar var galiba, Rabbim sonumuzu hayretsin...

Bakamıyorum televizyon ekranına, Yunus' un enkaz altında verdiği onca mücadeleyi düşünmeden edemiyorum. O yavrucak, o karanlıkta, cesetlerin arasında ne düşündü, ne hisetti ve sonunda enkazdan çıkarılırken nasıl hayata sımsıkı tutundu. Biliyor muydu acaba çıktığında ambulansta pes edeceğini, gözünü hayata ambulansta yumacağını...

Kardeşin kardeşi vuruşu mu yaksın canımızı, gencecik ana kuzularının görevlerini yaparken çatışmada veda edişi mi hayata... ya da enkaz alıtına eşi ve dört aylık bebeğini bırakan babanın çaresiz ağlayışı mı...

İsyankar olamayacağım elbette, Allah' ın takdiri bunlar da...

Canım yanıyor sadece,

İçim sızlıyor...
Aklıma "sorun" ismini taktığım ufak ayrıntılar geliyor
Kızıyorum kendime...
Şükretmek gerekirken aldığımız havaya,
Tezgahta düşüp duran içi boş su şişesine sinirlenip zindan edebiliyoruz hayatı kendimize...

Herşey insanlar için...
Ve her işin sonu hayır,
Allah kalanlarımıza gani gani sabır versin,
Allah şimdi dışarda yatmak zorunda olanlara yardım etsin,
Allah bizi bunca acıyı kendine ders eyleyenlerden etsin
Amin...

5 Ekim 2011 Çarşamba

Gribe ve Nezleye Karşı Kış Çayı



Hava değişimyle yaşadığımız; halsizlik, burun akması -ya da "akamaması": bu daha kötü-, gözlerde yanma, baş ağrısı gibi belirtilere, en güzel cevap hazırladığım kış çayı karışımı oldu:
Malzemeler;
1 küçük kök zencefil
3 parça havlıcan
1 parça çubuk tarçın
2 yemek kaşığı ıhlamur
1 tutam ada çayı
1 çorba kaşığı ekinezya
1 çorba kaşığı bamya çiçeği
4-5 adet karanfil
2-3 adet kuşburnu
iri dilimlenmiş yarım elma (kabukları ile birlikte)
1 dilim limon (kabuğu ile birlikte)

Yapılışı;

Çubuk tarçın havlıcan ve zencefil biraz geç demlendiğinden önden bir taşım kaynatıyoruz,(500ml su içerisinde)

5 dakika kadar bekletip, kalan malzemeleri de üzerine ekleyip yine kaynatıp hemen ocaktan alıyoruz,

bir 5 dakika kadar daha tüm karışımı soğumaya bırakıyoruz.

toplam 10 dakikada demlenmiş kış çayımızı nefis kokusu ve tadıyla misler gibi içiyoruz...

30 Eylül 2011 Cuma

Egzersiz Hareketleri İkinci Program ve MİM' E İCABET

Evde Egzersizin 2. Programı:


Yürüme(ısınma)


Yarım Litre Su Şişeleriyle 1. Hareket


Yarım Litre Su Şişeleriyle 2. Hareket



Yarım Litre Su Şişeleriyle 4. Hareket

Aman yemeye düşkünüm işte ne yapayım hem yerim hem sporumu yaparım işte ben...

Can boğazdan gelir değil mi:D

Gelelim onur duyduğum ilk mim' ime...

Sevigili üstadım(kendisi bunu henüz bilmese de ben ona üstat diyorum...)
Zeliha, namıdeğer Umut Sepeti adlı bloğunda "Uzaya gitseniz,ıssız adaya düşseniz hangi 4 özel tarifi de almak istersiniz yanınıza?" sorusuyla mimlemiş;))



Bu yaratıcı fikir de, izlemekten keyif aldığım Lama ' dan çıkmış...
Lama nın dört arkadaşı arasından Leyla ve Yer Sofrası da tabi ki Zelihayı mimlemiş.... Sonuç olarak o yapmış bu demiş, dalga olmuş içine pekçok değerli insan gibi ben de dahil olmuşum ne ala..

Gelelim cevaba;
Sorunun yalnız dört tarifle sınırlanması,  götürmek isteyeceklerimi yazacağım uzun listeyi buraya sıralamanın meşakkatinden beni kurtarması açısından iyi olmuş...

1) Peynir... Yaşanır mı hiç onsuz düşünemiyorum...
2) Zeliha' nın muhteşem tariflerinden biri olan İskender Kebabı etin her türlüsü olabilir aslında :P

3) Ve vazgeçemeyeceğim hamur işlerinden
Sodalı Börek bende emeği büyük olan Nazlıcım' ın bloğundan aldığım tarifle...

4) Çorbasız olur mu be gülüm, mis gibi sıcacık Ezogelin Çorba olmadan yaşanır mı... Sevgili Reyhan' ın tarifi de süper...

Ya işte böyle...

Ben de bu güzel soruya on değerli arkadaşımın fikirlerini merak ettiğimden mimlemek istiyorum;
1) Limon Çiçekleri
2) Anne Eli Gibi
3) Yemekçini Mekanı
4) XL Cooking
5) Tatlılar Gülcandan
6) Sevgilerimle
7) Pembe Kekik
8) Ojeli Solucan
9) Mintinin Mutfağı

10) Lezzete Dair
 

26 Eylül 2011 Pazartesi

Günlük Egzersizler

Birinci Program:


Burda gösterilen hareketleri üç set halinde, her hareketi 12 şer defa tekrarlayarak yapınız.
Yani dört ayrı hareket 3x12 şer defa yapılacaktır..

25 Eylül 2011 Pazar

Herşeyin Bir Vakti Var


Canımın yarısının, her zaman söylediği ünlü bir söz var:"Ne yaparsan yap zamanın umrunda değilsin...".

Hayatının bekleme süreçlerini yaşadığında, birşeylerin biran önce gerçekleşmesini istediğinde, ne yaparsan yap vakti gelmediyse olmuyor o iş.

Zamanın geçmesini istiyorsun duruyor, durmasını istiyorsun geçiyor sanki...

Bu konu üzerine çok şey söyleyebilirim ama çıkardığım sonuç şu; bakmayı bilirsen zaman hep senin istediğini değil makul olanı yapıyor...

Yapmanız gerekeni olduğunuz anda yapın  derim, ne bir adım ilerisini ne de gerisini düşünün...

Kardeşimin masaüstüne kaydettiği bir word belgesi gözüme çarptı bugün Ece Temelkuranın yazısı...
Seninle de paylaşayım dedim...



…….
Ne zaman üniversitelere konuşma yapmaya gittiysem ya da ne zaman benden daha genç biri benim ondan daha fazla bir şey bildiğimi sanarak bana sorduysa “bu işin olurunu”, dedim ki:
Üniversiteyi bitirince hemen çalışmaya başlama.

Git, dolaş, ülkeler gez, aç kal, meteliğe kurşun at, ama ne yap et, koşturmaya başlamadan önce biraz amaçsız yürü.

Maceraya çık, bedeli ne olursa olsun bunu yap.

Çünkü…

Çünkü hayat, onu erken anladığını sananlardan çok fena alır öcünü.

Bir şeyi vaktinde yaşamadan geçersen, çok sonra, seni rezil etme pahasına, sana yaşatır o eksik bıraktığın bölümü. Âşık mı olmadın on altı yaşında? Gelir seni kırk beşinde bulur, en olmaz zamanda.

Maceraya mı çıkmadın yirminde? Sürükleye sürükleye götürür seni otuz beşinde. Yırtık kot, yer bezinden hallice bir kazak giyip, nasıl göründüğüne aldırmadan geçiremedinse öğrencilik yıllarını mesela, elli yaşında, artık kalabalıkların gözleri seni hiç de öyle görmeyi beklemezken, sana giydirir o kot pantolonu.

Hayatı sakın erkenden yaşama, sonradan çok fena komik eder adamı.

Serserilik ederek geçirmeli insan serserilik edilecek yaşları.

Zira atlayıp geçtiğin ne varsa dönüp dolaşıp bulur insanın yakasını.

Kendini yaşatıncaya kadar yapışıp kalır.
(ECE TEMELKURAN)

CANLAR...